Yaradılış Poroblemi Üzerine

Mp3 indirmek için tıklanacak yer yok burada April 3rd, 2007

Malum maymunlar insanoğlunun en çok uğraştıkları hayvanlar.Kobay olarak çok sık kullanıyoruz garibanları. Zaten yıllardır süregelen bi yaradılış poroblemimiz var.(evet pOrOblem)
Maymundan mı ı’oolduk yoksa Tanrı mı yarattı böyle diye. Yoksa tanrı maymunu yaratıp sonradan insan mı yaptı ondan? Düşünsenize maymun yaratılıyor böyle fabrikasyon usulü. Çat çat çat saniyede 3 tane maymun çıkıyor. Sonra birden Tanrı’nın eli kayıyor kalıp yamuluyor ve insan çıkıyor. Bakıyor Tanrı böyle daha güzel oldu. Biraz da ondan yapıyor.

 

‘, ‘

Ya da şöyle olabilir. Tanrı insanı yarattı önce. Adem’i, Havva’yı. Elma ağacı daha önceden mi vardı bilmiyoruz. Vardıysa elmaları kim yiyordu bu da ayrı bi sorun zaten. Neyse, yarattı ikisini saldı çayıra mevlam kayıra. Genelde hep ikisini dal-taşak meydanda çizerler ama ben edep yerlerini örttükleri kanaatindeyim. Popülasyon artıyor haliylen tabi bi süre sonra vahıi doğadalar ya. O zamanlar böyle metropoller yok. Heryer orman, vahşi doğa. Neden tecavüzlerin çoğu ormanda oluyor sanıyorsunuz? Doğada insanın içgüdüleri devreye girer. Biliyorum yahu, 8 kere tecavüze uğradım ben de. (inanan denyodur eşektir)Neyse bu teori çok uzadı. Bunun sonunu uyduramadım zaten diğerine geçiyorum.

Son teori. Tanrı biıeyi yaratmadı, biz kendi kendimizi kendi kıçımızdan uydurduk. Uyduruk yaratıklarız. Böylesi en mantıklısı geliyor bana.Mesela ıu yazıyı ben kıçımdan uydurdum diğerleri gibi. Siz de bu uyduruk yazıyı okuyorsunuz. Dolayısıyla uydurukluğuma ortak oluyorsunuz bu da sizi bu uydurukluğun bi parçası yapıyor.Parçalar birleşip voltran oluyor. :(

Uyuz olduğum bir şeyi de eklemek istiyorum.
Gece uyurken yanımda yatan kişinin bana “uyuyor musun?” diye sormasına uyuzum. “Uyanık mısın?” diye sorsun yahu. Uyuyan adam nasıl cevap vercek. Bi de uyuyor musun diye sorarak uyandıranlar varmış. Onu da arkadaı söyledi.

Ayrıca kapı çalındığında “kim o?” diye sorduğunda “Ben"diyenleri öldüresim geliyor. Sen kimsin be hamuğa goğduum?

Bir dedim iki şey ekledim. Hesabıma ekleyin ücretini.

Kola Turca

Mp3 indirmek için tıklanacak yer yok burada April 3rd, 2007

İlk reklam filmleriyle milletin ilgisini çekip piyasada yer ettikten sonra sıçan Türk kolası.(?) Türk kolası ama ismi Cola Turka Kola, Turka değil.
Şerrefsizler. Son reklamında da lavuğun biri uçuyor Galata Kulesi’nden Kız Kulesi’ne. Herifin tşörtünde ingilizce birşeyler yazıyor.
Bi tek bana mı batıyor lan bu durum?

Alakasız ama sabah tuvaletteyken tuvalet kağıdının üzerinde desen olduğunu farkettim. Gül ve kalp desenleri vardı. Garip bir şey insanın kalpli güllü bir şeye kıçını silmesi.

Sevgi Karın Doyurmaz

Bu kategoriye sponsor alınacaktır April 3rd, 2007

Doğru canlarım. Sevgi karın doyurmuyor ama karşı cinse olan sevgi doyurmaz.
Ben düşündüm taşındım enteresan hipotezler bilmem neler oluşturdum ve sonunda şöyle bi sonuca ulaştım.
Sevgi karın doyurmaz ama anne doyurur. Demek ki annemizi seversek hem karnımız doyar hem de sevgimizi yaşarız.
Ne zekiyim ben ya…

Koyunları da Seviyorum

Mp3 indirmek için tıklanacak yer yok burada April 3rd, 2007

Geçenlerde televizyonda izlemiıtim. Türkiye’nin bi yerlerinde iki tane olay olmuştu koyunlarla ilgili. İki olay ve koyunlar konusunda eminim ama ikisinin de Türkiye’de olduğu konusunda tereddütteyim. Olayı bilmeyenler için kısaca yazayım. İki koyun sürüsü farklı zamanlarda farklı yerlerde toplu intihar ediyor. Haberlerde öyle geçiyordu en azından. “Koyunlar Toplu İntihar Etti” diye.Gerçekten olaya dışarıdan bakınca toplu intihar gibi duruyor. Yüzlerce koyun kendilerini uçurumdan atmışlar, telef olmuılar. Çok üzücü, cidden.
‘, ‘Ama ben üşenmedim ölen koyunların hepsinin beyinlerini sarayımın altındaki laboratuarda inceledim. Ölmeden önceki son görüntüleri ve koyunların arasında geçen muhabbetleri elde etmeyi baıardım. Bu iş oldukça uzun ve yorucuydu, bu nedenle iı sırasında 8 kere uzakdoğu masajı ve 17 kere jakuzi masajı yaptırdım. Bunun yanı sıra 81 koli bisküvi ve 173 litre limonata tükettim. Neyse sonunda sürüdeki yüzlerce koyunun intiharının nedenini buldum. Araştırmalarım sonucu sürü psikoloji diye bi kavram ürettim, kıçımdan. Ve bu koyunların hepsi bu psikolojiye sahip. Sürünün başında bir tane depresyona girmiş koyun var ve bu koyun diğerlerine göre biraz daha zeki. Ve biraz da korkak. Tek başına ölmeye korkuyor. Ve sürüdeki diğer koyunları da beraberinde ölüme sürüklüyor.Böylece toplu intihar ortaya çıkıyor. Psikolojilerinin acilen değişmesi gereken koyunlar için yeni bir psikoloji yaratma çalışmalarına başladım zira bu sürü psikolojisi gayet zararlı. Bir tane depresif denyo yüzünden 300-500 koyun birden ölüyor. Değil mi ama canlarım?

Kültür Mantarı Ben

Allahsızlar April 3rd, 2007

Ben, evet ben tam anlamıyla kültür yüklü bir bombayım.
Üniversite’de 7. senem. 7 senelik üniversiteliyim bi çok tıp öğrencisi bile 6 senelik öğrenci olabiliyor.
Yabancı dil biliyorum, hem de bir çok. Saymakla bitmez. İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, Flemekçe, İtalyanca, Hindu dili, çince, Japonca. Bütün bu dillerin varlığından haberdarım ve biliyorum.
Ayrıca ingilizce yazıp okuyabiliyorum. Almanca yazıp okurken sallayabilme özelliğim ve son olarak Fransızca yazma özelliğim mevcut. Fransızcayı sadece yazabiliyorum. Bakın yazayım hemen. “Ils ne savent pas ce qu’on pense d’eux en bas”
Bütün bu özelliklerimden sonra haksız mıyım? Değilim.

Bir Halk Kahramanı Olan Benim Bir Günüm (Bölüm2)

Bu kategoriye sponsor alınacaktır April 3rd, 2007

En son kola alamadığım için kapısına işaretimi bırakıp çıktığım lokanta olan börgır kinkte kalmıştık. Kapıdan çıktık ve dubleks otobüsüme bindik, Fatih ve ben. Fatih’in evine gittik. Fatih, kendisine verdiğim kokteyl için olan sıvıdan muhteşem bir kokteyl yaptı ve bana ikram etti. Kokteyli elinden kaptığım gibi banyoya koıup kapıyı kilitledim ve jakuziye girdim. ‘, ‘Yaklaşık 3 saat boyunca fokur fokur suyun içinde iliklerime kadar dinlendikten sonra jakuziden çıkıp Fatih’e banyoyu temizlemesi için izin verdim. Jakuzide iken kokteylim bittiği için bir yenisi banyodan çıktığımda masamın üzerinde bekliyordu.
Fatih adsl aldı. Bir de webcam almış. Annesi webcami bana vermek istedi, lakin ben kabul etmedim. Webcamin ne kadar gerekli olduğu konusunda Fatih’in annesiyle derin ve de bilimsel bi tartışmaya girdim. Olayın bilimsel kısmı benimle alakalı iken derinlik kısmı Fatih’in annesinin terliğinin vücudumda bıraktığı yara izleri ile ilgiliydi. Fatih’in annesine webcamin aslında eski bir adet olan gelin hamamının yerini aldığını anlattım. Nasıl eskiden evlenilecek kız kaynanası tarafından hamama götürülüp soyunduğunda bi kusuru var mı diye bakılıyordu, şimdi de o işi damat adayının ta kendisi webcam sayesinde yapıyor diye açıkladığımda ilk terlik darbesini sol böbreğim üzerine yemiıtim. Hatta ve hatta annesini yükten kurtarmak isteyen her damat adayının bir webcam ve internet erişimi alıp zevce adayını webcamde soyup dikkatle incelemesi gerektiğini söyledim ve yeni bir darbe yedim. Aldığım darbelerle sersemleyen ben dubleks otobüsümü yerini bulamayınca otostopla sarayıma kadar gittim.Sarayımın bahçesinden içeri girdiğimde uşaklarımın beni tanımayıp bekçi köpeklerini üzerime salmalarını gayet doğal karşıladım zira terlik darbeleri ve de otostop çektiğim kamyon şoförünün üzerimde bıraktığı izlerle tam anlamıyla bir homlıs (evsiz) gibi görünüyordum.
Sarayıma girdiğimde saat gece yarısını gösteriyordu ve ben çok yorgundum. Ne zaman uyuduğumu bile hatırlamıyorum. Sabah kalktığımda yepyeni bir ben olacağım bilinciyle mutlu bir uyku çekmişim.

Bir Halk Kahramanı Olan Benim Bir Günüm

Bu kategoriye sponsor alınacaktır April 3rd, 2007

‘Bir Halk Kahramanı Olan Benim Bir Günüm (Bölüm 1)’, ‘

Dün hayranlarımla Sakarya’da buluıtuktan sonra akıam üzeri İstanbul’a döndüm. Sakarya’daki ilgi ve alaka beni memnun etti, gözlerim yaşardı. Tren bileti almak için giıeye doğru yöneldim.Birden önümde bir kalabalık oldu. Hemen kağıt kalem çıkardım. Resimlerimi pantolonumun göt cebine koydum. Beklemeye baıladım imzalar, imzalı resimler dağıtmak için. Lakin insanları önümde çoğaldıkları halde bir tanesi bile imza istemedi. Bir süre sonra bir siren sesiyle kendime geldiğimde giıenin önü boşalmıştı.

‘, ‘Gişeye gittim, biletimi aldım. Trene binmek için perona doğru yola çıktım lakin tren yerinde yoktu. Bir sonraki trene binip evime geldim. yol boyunca hayranlarımın muhteşem ilgisi gönlümde gül tomurcukları gibi sevgi tomurcukları açmasına neden oldu. Yol boyunca liseden arkadaşım Fatih’in (İki gündür arayıp duruyordu zaten) telefon ve mesaj yağmurunu atlattıktan sonra İstanbul’a giriş yapabildim. Sarayıma gittim. Dinlenmek için kullandığım 83. kattaki odama merdivenlerle çıkarken daha 56. kata geldiğimde Fatih yine aradı. İki merkep almıı. Test sürüıü için çağırıyor. Kıramadım, gittim. Merkeplere bindik. Otobandan Fatih’in evine doğru tırıs giderken yine yol boyunca hayranlarımın ilgisi Fatih’i şaşırttı. Korna sesleri, camlardan sarkıp sevgi sözcükleri haykıranlar, Beni yakından görebilmek için bizim merkeplere fazla yaklaşıp bizi sıkıştıran hayranlarım…Bu arada söylemeyi unuttum. Fatih merkebinin terkisinde (arkasında) annesiyle beraber seyahat ediyor. Annesini bıraktık ve biz benim dubleks otobüsümle yola devam ettik. Deniz kenarındaki kilerime uğrayıp oradan Fatih’in çok isteyip de bulamadığı kokteyl için gerekli bir sıvıyı Fatih’e tahsis ettim.
Daha sonra karnımın acıktığını hissettim. Mekdanılds denen fest fuğd lokantasına girdik. Ben lokantaya girer girmez içerisi coştu yine. Kasaya doğru yöneldiğimde kasanın önünde yine bir panik halinde topluluk peydah oldu. Hayranlarım… Neyse aldık yemeğimizi, çıktık oturduk masalara.Patates kızartmamı yerken Fatih’in sabırsız tavırlarını farkedip henüz doymadığım halde masadan kalktık. Kolamı elime aldım yolda içerim diye. Lokantadan çıktık. Dubleks otobüsüme doğru ilerlerken börgır kink denen lokantayı gördüm. İçerisi boştu. Hemen girip şuradan da patates kızartması alayım dedim. Yolda yerim. İçeri girdim. Elimde mekdanıldsdan aldığım kola kutusu var. Patates kızartması hazırlanırken kasadaki kızdan biraz kola rica ettim. Elimdeki kutuyu uzattım. Lakin kız cimri çıktı vermedi.İçerledim ve bir daha o lokantaya girmeyeceğimi belirten zehir yeıili balgamımı kapının girişinde bırakarak oradan hızla uzaklaştım.

Daha sonraki bir kaç saat boyunca yaptıklarımı bir süre sonra yazacağım. Yoğun istek var şu an bu yazılanları okumak için. O yüzden bu şekilde yayınlıyorum sayın okuyucularım. Öpüyorum sizi, canlarım.

Yağmur, Çamur, Fırtına

Bu kategoriye sponsor alınacaktır April 3rd, 2007

Bir kaç gündür yağan yağmurlar İstanbul’un muna koydu resmen.
Zaten alııık olduğumuz alibeyköy ve ikitelli taraflarında sel baskınlarını bu sefer memleketim Pendik’te yaıadık. Gerçi bizim ev yüksek yerde. Sikim taııağıma denk ama semtimde oturan diğer insanlar için derin bir üzüntü içindeyim. Kötü hava ıartlarına rağmen dublex otobüsümle memleketime ziyarette bulundum dün gece ki hemıehrilerim beni görüp moralleri yerlerine gelsin.
‘, ‘Otobüsten iner inmez etrafımda bi kalabalık, yoğun bir ilgi. Gayet memnun piımiı kelle gibi sırıtıyorken ben birden kalabalık arasından bir kendini bilmez çıkıp “birader o bastığın yeri yeni sildik. çek otobüsünü dükkanın önünden ayrıca” demez mi? Sayın belediye baıkanına buradan sesleniyorum. duy sesimi. Lütfen benim gibi topluma mal olmuı kiıilere gösterilmesi gereken saygı konusunda halka ücretsiz kurslar verilsin.
Neyse usul usul çekildim, otobüsüme atlayıp semt içinde tura çıktım. Bi yandan da pencereden halkı selamlıyorum. Halk yunan üstüne yürüyen kuvayı milliye kuvvetleri edasıyla arkamdan koıturuyor. Bir yandan da sevgilerinin bi göstergesi olarak su baskınında ziyan olmuı domates ıspanak pırasa gibi sebzeleri otobüsüme fırlatıyor. Gözlerim doldu. Lakin yeterince ıslak olan semtimi bir de ben gözyaılarımla ıslatmamak için asistanım Christine’den kağıt mendil isteyip gözlerimi kuruladım.
Turuma devam ederken yolda karnımın acıktığını hissedip fırından bi ekmek aldırdım ve otobüsüme atılmıı olan domatesleri katık yapıp yedim.
Hemıerilerimin mağduriyeti beni derinden yaraladı.Bu konuda belediye baıkanıyla görüımek için talepte bulunacaktım. Cep telefonuma sarıldım fakat faturasını ödemediğim için kapalı olduğunu farkedip bu teıebbüsten vazgeçtim.
Otobüsün benzini bitmek üzereyken yönümü evime çevirdim. Ve içimdeki derin üzüntüyle beraber evime gidip ertesi gün için enerji depolama çalıımalarına baıladım.
Bu arada hemıerilerimden biri yollarda ölü fareler gördüğünü ilettti. Tabi farecikler de sel baskınlarına maruz kaldıkları bodrumlarda boğularak ölmüıler. Semt halkı da cenazelerini diğer semt sakinleri görüp 3 gulfu bi elham okumaları için yolların kenarlarına bırakmıılar. Belediye ekiplerine e-meyille bildirdim. Farelerin naaıları yollardan toplanıp semt çöplüğünde toprağa verilecek. Bunu da buradan duyurmak istedim.
Saygılarımla.

Bu imeyili 20 kişiye gönder, paranın muna koy.

Allahsızlar April 3rd, 2007

Bu imeyili 20 kiıiye gönder paranın muna koy’, ‘Habire forvırd denen ıeyden geliyor meyilime. Uyuz oluyorum. Bilmem ne kuralları. bunlara uyarsan hayatın muhteıem olucak. Bu meyili 20 kiıiye gönder her istediğin olacak. Göndermezsen vazelini hazırlan damarlı zenci pipisi için. Bi tanesini de göndermiı değilim. Hala kanser olmadım. Gerçi kredi kartı borcum var malum ama onun bu iılerle alakası yok tamamen kendi bok yemem.Göndermeyin ulan ıöyle meyiller. Hepsi amerikan oyunu bunların. Kapitalist düzenin oyununa gelmeyin.(Siyasi bi görüıüm yok bunları sağdan soldan duyuyorum.Hep böyle diyolar) Sıpeşıl efektli filmler gibi bunlar. Gözümüzü boyuyorlar. İnanmayın rica ediyorum. Göndermeyin kodumun meyillerini bana.

Deyvid Bekhım

Allahsızlar April 3rd, 2007

Öncelikle bi önceki yazıda neden bired piti tutuyorsun ibne misin diyen arkadaşlara cevap veriyorum.

yiğidi öldür hakkını yeme. Kıskançlık etmeyin adam yakışıklı. Benim ibneliğimle bi alakası yok.

Biraz önce duyduğum bi haberi iletiyorum. Deyvid bekhımın pipsi 12.5 santimmiş. Çok sağlam bi kaynaktan aldım haberi.

Adamın neden bu kadar peşinden koşan kadın var anladım. “12.5 santimle ne yapabilir? Zarar gelmez bundan” diyorlardır kesin.Zaten kadınların eşcinsel erkeklere olan ilgisi ve alakası biliniyor. Başka bi açıklaması olamaz bu herifin peşinden koşan kadınların. Zira ben de kafayı kazıttım. hiç bişey olmadı.

Socialized through Gregarious 42