Malum formula 1 rüzgar gibi geçti İstanbul’dan.
Yarışlar başlamadan daha yoğun bir talep geldi yarış alanından izlemem için yarışları. Kıramadım gittim. Hem yeni aldığım televizyon koltuğumu da (çift kişilik yatak, 3lü koltuk, 2li koltuk, çekyat, yemek masası ve 6 sandalye, genç odası ve iki çocuk odası olabiliyor koltuğum.Müthiş bir şey.) denemiş olurum diye düşündüm. Fakat yarış alanına girdiğimde devlet büyükleri koltuğumu çok kıskandıkları için diplomatik bir kriz yaıadık. Çok kırıldım ve sarayıma geri döndüm.
Yarışları evimden izlemeye karar verdim. Bu arada gelen bir telefonla yine fikrim değiıti. İlaç sektörü devlerinden bir tanıdık bana kendi biletlerini hediye etti. Gold biletmiş. Hevesle biletleri aldım baktım fakat bildiğimiz kağıt. Altın bir tarafı yok. Kırıldım yine. Biletleri 3800 parçaya böldürüp halkıma dağıttım. Hepsi gidip izlemişler yarışı hayır dualarını aldım. Kafama avize düştü.
‘, ‘
Yarışları izlemek için koltuğumu çift kişilik yatak konumuna getirdim elime sütümü aldım ve beklemeye başladım. Uyuakalmışım. Telefonumun sesiyle uyandım. Hangi telefonun çaldığını bulana kadar 45 dakika koşturdum yatak odamda. 19 tane telefonum var benim. Arayan Formula 1 yarıılarını düzenleyen adammış, yarııı kazanan Raikonnen insanına kupayı vermemi istiyorlar. Fakat ben bu görevi kibarca reddettim ve başbakana devrettim. Zaten başbakan da kupayı benim vermemi istediklerini öğrenince çok üzülmüş, çocuklar gibi ağlamış. Ben kabul etmeyince de yine çocuklar gibi sevinmiş.(çoluk çocuk ülkeyi mi yönetiyor yaa?) öyle diyorlar. Ben orda değildim bana anlatanların yalancısıyım.
Şumaher denen alman densizi (her yarışta birinci gelip sinirlerimi zıplatıyor zaten) kaza yapmış. Yine efendilik bende kalsın diye geçmiş olsun dileklerimle beraber 13 tane siyah çelenk gönderdim. Çok duygulanmış bana bi e-mail göndermiş. Tam 147 kere “Fuck you” yazmış e-mailinde. Sanırım Almanca’da özür dilerim anlamına geliyor. Şumaherle bizim eskiden kalan bi tartışmamız var. Bakın hemen anlatayım. Siz karar verin kim haklı kim suçlu.
O zamanlar ben şumaherin evinde misafirim. Aramızdan su sızmıyor. Bir gece ben ingiltere prenseslerinden ikisini ayarlamışım şumaherle bana. Kızları gezdircez arabayla. Baktım arabanın aküsü bitmiş. Şumaherin garajındaki diğer arabanın aküsünden kendi arabamın aküsünü doldurdum. Kızları aldık gezdirdik. Güzel bir geceydi. Ertesi gün şumaherin yarışı var. Arabayı start çizgisine götürmüşler, orada kalmış. Aküsünü kullandığım arabanın yarış arabası olduğunu nerden bilebilirim? Hem bilsem n’olcak? Değer mi yahu beni üzmeye bi yarış için. Zaten hepsini kazanıyor. Ayıp ya
Biraz önce Dubai’den davet geldi. Dünyanın tek 7 yıldızlı otelinde 1 saat 60 dakika misafir edeceklermiş beni. Ücretsiz hem de.
Çok mutlu oldum.
(Yine uyuz olduğum bir şey. Yaz ayları boyunca gazetelerdeki tatil ilanlarına bakın hepsinde 7 gün 6 gece konaklama sadece ebesininamı $ yazıyor. Biz eşek miyiz anlamıyoruz 7 günde 6 da gece olduğunu?)