Otobüse binmek tecrübe ister. Hadi lan oradan dediğinizi duyar gibiyim ama doğru söylüyorum.
En başta bir kere güneşin nereden geleceğini hesaplamanız lazım. Hele ki otobüse bindiğinizdeki istikamet ile gideceğiniz istikamet farklıysa bu güneşin yönünün hesaplanması daha büyük sorun.Sırf bu iş için pusula alabilirim. Genelde doğru tahmin etmeme rağmen bazen yanılıyorum güneşin yönü konusunda ve gideceğim yere kadar güneş kafama kafama vuruyor. Başım ağrıyor, gözlerim yaşarıyor…
Güneşi hesapladıktan sonra başlıyorum düşünmeye. “Ulan nereye otursam?” diye. Hele ki koltukların çoğu boşsa… Bir de bazen koltuklara sığamıyorum. Otobüsteki bütün koltukları tek tek inceliyorum, arası en geniş olanı bulmak için ama nafile… Genelde kazık yemiş gibi oturmak zorunda kalıyorum.
Bir de şöyle bir durum var ki herkes otobüste tek tek oturur eğer çift olarak binmemişse. İnci gibi dizilirler. O zaman yer beğenmek daha zorlaşır. Kimin yanına otursam? Şu kızın yanına mı otursam? Yok yok şu kelin yanına oturayım? Orası da olmaz, şu gencin yanı nasıl? Yok orayı da beğenmedim… Genelde en arka 5′li grubun ortasına oturuyorum öyle zamanlarda. Çift katlı otobüslerde de ilk tercihim orası oluyor çünkü diğer koltukların koltuk mesafesi çok dar olduğundan sığamıyorum. O yüzden direkt gidip arka 5′li grubun ortasına oturuyorum.
Bir gün çift katlı otobüslerde bir sürü boş yer varken sap gibi arka 5′li grubun ortasında oturan biri görürseniz bilin ki o benim.
Dec

Subscribe
Fatal error: Call to undefined function post_password_required() in /home/ngnrl/public_html/wp-content/themes/urbanelements/comments.php on line 5