Buna inanmayacaksanız ama otobüse bindiğim durakta (durak ana durak değil) çok rağbet gören bir hattın otobüsü için yolcular kendi aralarında sıra oluşturuyorlar. Diğer hatlar için böyle bir uygulama yok. İlk öğrendiğimde oldukça şaşırmıştım, bir yandan da takdir ettim. Tabi öğrenme şeklim pek hoş olmadı. “Heeey, sıra vaaar!” “Sıraya geçseneee!” diye cırlayan kadınlar sayesinde öğrendim. Her sabah da yeni birileri bu durumu benim öğrendiğim gibi öğreniyor.
Neyse, geçelim sorunlarımın ikinci bölümüne. Halk otobüslerinin şoförlerinden korkuyorum. Adamlar minibüs şoförleri gibi kullanıyorlar ki minibüs şoförlerinden de korkarım ben. Bir de akşam saatinde Mecidiyeköy’den Kadıköy otobüsüne binenler bilirler, halk otobüsleri durakta ana durakmış gibi beklerler. Işıklar vardır hemen durağın ilerisinde. Şoförler özellikle kırmızıya yakalanmak için ağırdan ağırdan ilerlerler. Deli oluyorum böyle yaptıklarında.
Halk otobüslerinin sevmediğim bir yanı da parayı alan adam.Oturmuş oraya tek başına, bağırıyor; “Lüfffen ilerleyelim! Arkalara doğru… Lüffen lüffen…”
Ne zaman ilerleyelim dese o adam kesin otobüsten birileri cevap vermiştir.
Bu halk otobüslerinin hemen o parayı alan adamın arkasındaki koltuğa oturma gafletinde bulunan uzun boylu arkadaşlar bilirler. Dizler kafa hizasına kadar yükselir, görüntünün hoş olduğunu sanmıyorum… Bir gün banyo aynasıyla otobüse binip nasıl göründüğüme bakabilirim aslında.
Eski tip otobüslerin tekli koltukları var. Onlara bayılıyorum. Kazara onlardan birine oturabilmişsem hemen yanıma bir kadın dikir ve sol eliyle yaslandığım koltuğun arkasını sağ eliyle de önündeki koltuğun arkasını tutar (%87). Ablukaya alınırım… Genelde yanımda kitap taşıdığımdan yolculuk sırasında kitap okurum, ablukayı geç farkederim ve farkedene kadar tepemdeki şahıs varlığını belli etmek için ablukayı iyice daraltmış olur. Gençsem suç benim mi?
Ayakta yolculuk ederken de çevremdeki insanlara dokunmamak için azami çaba gösteririm çünkü birilerinin otobüste bana dokunmasından hoşlanmıyorum. Değmeyin kardeşim bana. Ben size değiyor muyum? Ben size nasıl davranıyorsam siz de bana öyle davranın demeye çalışırım yıllarıdr fakat bir işe ayradığını görmedim. Ben ne kadar kenara çekilip ezilip büzülürsem insanlar o kadar üzerime çıkarlar.
Bir de cep telefonunun kapatılması gereken otobüslerde telefonlarını kapatmayan insanlar çıldırtır beni. Ne kadar bağımlısınız kardeşim bu alete…

Subscribe
Fatal error: Call to undefined function post_password_required() in /home/ngnrl/public_html/wp-content/themes/urbanelements/comments.php on line 5