Liquid Mountaineering / Su Üzerinde Koşmak Mümkün
Br grup insan tarafından yapılan bu spor ile ilgili video görüntüsü Nisan ayından bu yana 3 milyondan fazla kişi tarafından izlenmiş. Doğru açı ve hızla her şey suyun üzerinde sekebilir mantığıyla hızlı bir şekilde değişik açılarda basarak suyun üzerinde koşmak mümkünmüş. Videoyu ilk izlediğimde ağzım açık kaldı. İlk fırsatta denemek için sabırsızlanıyorum. Tabi abilerin giydiği su geçirmez ayakkabılardan da almak lazım sanırım.
Bir şeyler eksik
Bel Fıtığı
Sadece 2 dakika erken çıkmayı başarabilsem o tramvayın gidişini sokağın başında izlemek yerine tramvaya binerek işe tam zamanında gelebilirim. Haftanın en az 3 günü ben sokağın başına geldiğimde sokağın bağlandığı caddeden geçen tramvayı görüyorum ve her seferinde hemen hemen aynı yerde küfür ediyorum. Hem kendime hem tramvaya. Yaklaşık 2 aydır o kadar çok küfür ettimki aynı yerde artık orası lanetli bir yer olmuştur bence. Olmasa zaten hep oradayken tramvay geçmez. Kendime kutsal bir yer bulmam lazım. Elektrik direğinin altı olabilir.
Yemek vakti gelmiş.
Hayat Kolay da Şarkı Seçmek Zor

17 dakika 22 saniye süren arama sonucunda Nina Hagen'de durabildim. Benim yerime seveceğim şarkıları seçip bana dinletecek biri olsa ne güzel olurdu. Yarım saat şarkı aramamalı benim gibi bir bohem. Zamanı değerli bir insanım. Boş zamanlarımı bile zamanımın ne kadar değerli olduğunu düşünüp boş zamanlarımı öpüp okşamakla geçiriyorum. Hoş bir aylak bakkal örneği.
Şu kadar şeyi yazana kadar Nina Hagen bitti amnakoym.
Bu seferki kısa sürdü, 2 dakika bile olmadan yine buradayım. Summerwine sağolsun.
Kendimle ilgili enteresan bulduğum tek şeyim sanırım 15 yıl boyunca hiç yumurta yememiş olmam. Keşke 15 yıl sakız çiğnememiş bir insanla tanışabilsem. Çok bohemce...
İki bohem karşılıklı oturur bohem bohem sohbet ederdik.
Yine şarkı bitti. İki şarkı arasında yazdığım cümlelere bakarak oldukça yavaş yazdığımı anladım az önce. Oldukça açık bir zeka belirtisi.
Benjamin'le beraber bohem kalkışı.
18 Ekim 2009
Küçük Riçırd – Intro
USB ayak ısıtıcı var, rica ediyorum biri sevabına alıp bana göndersin. Her yanımı ısıtabiliyorum fakat ayaklarım konusunda başarısızım. Yazın soğuk el ve ayaklarımı serinlemek için kullanan arkadaşlarımı esefle kınıyorum arada. Az önce bulaşıkları yıkadım ve kendimi takdir ettim gecenin bu saati üşenmeyip bunu yaptığım için. Bence takdir edilmeyi hakeden biriyim fakat pek sık takdir edilmiyorum. Öldükten sonra değeri anlaşılacak bi odunum.
Buyur
İnsanların yaptıkları ya da yaptıklarını düşündükleri iyilikleri yazabilecekleri bi site niye yok acaba? itiraf.com var. Bir kaç itiraf okumuşluğum var hepsi de utanç verici ya da aptallıklarını anlattıkları olaylar. İnsanların kafalarındaki kötülük kavramını öğrenebiliyoruz itiraf.com gibi siteler sayesinde. İnsanların iyilik kavramını çok merak ediyorum.
Buyur sen başla diyeceklere şimdiden masa altından hareket çekiyorum.
Kafanı Sigeyim
Işıklardan karşıya geçerken otobüs durağa geliyor. "Uu yee, ne kadar şanslıyım" diye kendimle konuşuyorum. Durak ışıkların dibinde zaten. Otobüse biniyorum, akbili turuncu kutuya dokundurmak için sabırsızlanıyorum. Önümdeki 3 kişilik geniş (enine) grup parayı kim ödeyecek diye tartışırken beklemek zorunda kalıyorum kapıda. Şimdi akbili basıp geçsem yanlarından muavin "hoop nereye?" der ben de akbili cebimden çıkarıp adama doğru sallamak zorunda kalırım diye parayı vermelerini bekliyorum ki muavinin önü boşalsın, akbili turuncu kutuya değdirdiğimi görsün böylece ben de huzur içinde gidip yerime geçeyim.
Azıcık da Kendime Bakayım
Sevgili muhteremler, aziz dostlar ve adi şerefsizler (lütfen yanlış anlaşılmasın. muhteremler, dostlar ve şerefsizler ayrı ayrı insanlar için.) Yaklaşık iki yıldır para biriktiriyordum ve sonunda yeterince para biriktirdiğime karar verip kafamdaki planı uygulamak için internete ilan verdim ve plan için gerekli her şeyi ayarladım. Neydi kafamdaki plan? . Efendim, ben şimdi parayla bir grup insan tuttum. Ben nereye gidersem bunlar da benimle geliyor.



